Dünya Eşitsizlik Raporu: Türkiye'de toplumun yarısı gelirin yüzde 12'sini, yüzde 10'luk zengin kesim ise yüzde 54'ünü alıyor

Dünya Eşitsizlik Raporu'nun 2021 sonuçlarına göre Türkiye'de kişi başına yıllık ortalama kazanç 85 bin TL. Ama gelir dağılımına bakıldığında toplumun yüzde 50'si yılda 21 bin TL'nin altında gelir elde ederken, yüzde 10'luk kesim ise bunun 23 katını yani 463 bin TL gelir elde ediyor. En zengin yüzde 10 tüm gelirin yüzde 54,5'ini kazanırken, alt gelir grubundaki yüzde 50'nin ise gelirden aldığı pay sadece yüzde 12.

Dünya Eşitsizlik Raporu: Türkiye'de toplumun yarısı gelirin yüzde 12'sini, yüzde 10'luk zengin kesim ise yüzde 54'ünü alıyor

Ekonomist Thomas Piketty'nin kurduğu Paris merkezli Inequality Lab tarafından paylaşılan Dünya Eşitsizlik Raporu'nun 2021 sonuçlarına göre Türkiye'de gelir eşitsizliği son 15 yılda artmaya devam etti ve son üç yıldaki ekonomik yavaşlama tüm nüfus gruplarının gelirlerini azalttı.

Türkiye'de kişi başına yıllık ortalama kazanç 85 bin TL olarak hesaplanırken, gelir dağılımında adaletsizlik olduğu vurgulandı. Nüfusun yüzde 50'sinin ortalama geliri yıllık 20 bin 260 TL iken, gelir dağılımında en tepede yer alan yüzde 10'luk kısım ise bunun 23 katını yani 463 bin 20 TL kazanıyor. En zengin yüzde 10'luk kesim tüm gelirin yüzde 54,5'ini alırken, toplumun yüzde 50'sinin gelirden aldığı pay ise sadece yüzde 12.

Toplam milli servete sahiplik ise şöye; toplumun en az gelir grubundaki yüzde 50'lik kısmı milli servetin yüzde 4'ünü, orta gelir grubundaki yüzde 40'lık kesim milli servetin yüzde 29'unu, üst gelir grubundaki yüzde 10 ise milli servetin yüzde 67'sini elinde tutuyor. En yoksul yüzde 50'nin ortalama olarak elinde bulundurduğu servet 8.910 TL'den az.

Cinsiyetler arası eşitsizlikte ise iyileşme var ancak eşitlikten epey uzak. Türkiye'de kadınlar milli gelirin yüzde 23,3'ünü kazanıyor. Orta Doğu ve Afrika bölgesi için bu ortalama yüzde 15.

Türkiye'de kişi başı karbon salımının ortalama 6 ton karbondioksit eşdeğeri (CO2e/kişi) olduğunu bildiren rapora göre, en alttaki yüzde 50'nin salımı 3,1 tondan daha az. Buna karşın en üstteki yüzde 10'ın salım miktarı 22.6 karbondioksit eşdeğeri ile bunun 7 katından daha fazla.

Dünya geneline ilişkin değerlendirme


Rapora göre küresel milyarder sayısı, 2021'de rekor kırdı. Milyarderlerin toplam serveti bir yıl öncesine göre yüzde 75 arttı. Rapora göre Avrupa en eşit bölge, eşitsizliğin en derin olduğu bölge ise Orta Doğu ve Kuzey Afrika.

Ekonomist Thomas Piketty'nin kurduğu Paris merkezli Inequality Lab tarafından paylaşılan Dünya Eşitsizlik Raporu'nun 2021 sonuçlarına göre en tepedeki yüzde 1, 1990'ların ortasından bu yana biriken tüm ek servetin yüzde 38'ini; en alttaki yüzde 50 ise bu birikimin sadece yüzde 2'sini aldı. Bugün küresel eşitsizlik, batı emperyalizminin zirvede olduğu dönemle aynı seviyede.

Rapora göre Türkiye'de gelir eşitsizliği son 15 yılda artmaya devam etti ve son üç yıldaki ekonomik yavaşlama tüm nüfus gruplarının gelirlerini azalttı.

Türkiye'de bir yetişkinin yıllık ortalama kazancı 85 bin TL.

"Mütevazı ve kademeli vergiler hükümetler için önemli bir gelir kaynağı olabilir"

Ekonomistler, eşitsizliği gidermeye yardımcı olmak için servetin yeniden dağıtılması gerektiğini söylüyorlar. Servet vergisini öneren ekonomistler vergi kaçakçılığına karşı daha sert önlemler alınması için çağrıda bulunuyorlar.

Raporda, "Dengesiz servet birikimi göz önüne alındığında, mütevazı ve kademeli vergiler hükümetler için önemli bir gelir kaynağı olabilir" deniyor.

En eşit bölge olan Avrupa'da en zengin yüzde 10 gelirin yüzde 36'sını alıyor. Orta Doğu ve Afrika için bu oran yüzde 58.

Rapora göre bir yetişkinin yıllık ortalama kazancı 23.380 dolar; varlığı ise 102.600 dolar seviyesinde.

Ancak bu ortalamalar ülkeler arasındaki uçurumu gizliyor, zira dünyanın en zengin yüzde 10'u küresel toplam gelirin yüzde 52'sini kazanıyorken, en yoksul yüzde 50 bu gelirin sadece yüzde 8'ini kazanıyor.

En zengin yüzde 10 ortalama 122.100 dolar alırken, en yoksul yüzde 50 ortlama 3.920 dolar kazanıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinde iyileşmenin yavaş olduğunu belirten rapor, küresel gelir ve servet eşitsizliklerinin ekolojik eşitsizliklerle ve ülkelerin iklim değişikliğine yaptıkları katkıyla yakın bağına dikkat çekiyor. Ülkeler arasında ve ülkelerin içinde en tepedeki yüzde 10 en fazla salımı yapmaya devam ediyor.

Uluslar zenginleşirken hükümetler fakirleşti

Hükümetlerin net serveti ile özel ve kamu sektörünün net serveti arasındaki boşluğa dikkat çeken rapor, ulusların zenginleşirken hükümetlerin fakirleştiğini belirtiyor.

Rapor, zengin ülkelerde kamu kurumlarının elindeki servetin payının sıfıra yakın veya negatif olduğunu altını çiziyor. Yani bu ülkelerde servetin tamamı özel aktörler tarafından kontrol ediliyor.

Rapora göre bu eğilim, GSYİH'nın yüzde 10-20'sini özel sektörden borç alan hükümetler için Covid-19 kriziyle kötüleşti.

Raporun baş yazarı Lucas Chancel, "Covid-19 krizi, çok zenginler ile nüfusun geri kalanı arasındaki eşitsizlikleri derinleştirdi. Ancak zengin ülkelerde hükümet müdahalesi yoksullukta büyük bir artışı engelledi, yoksul ülkelerde durum böyle değildi. Bu, yoksullukla mücadelede sosyal devletlerin önemini gösteriyor." diyor.

Hükümetlerin servetlerindeki düşüş, eşitsizlikle ve iklim değişikliği gibi temel zorluklarla mücadele kapasitelerini sınırlıyor.

Özel servetteki artış da ülkeler içinde ve dünya düzeyinde eşitsiz oldu. Küresel milyonerler son birkaç yılda küresel servet artışının orantısız bir payını ele geçirdiler:

(BBC Türkçe)