"Erken Yat, Nüfus Artsın"
Cumhuriyet'in ilk yıllarında, nüfus artışını teşvik etmek için yapılan uygulamalardan birisi de çok çocuklu ailelerin kamuoyuna tanıtılması şeklinde olmuştu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra yaşanan sıkıntılardan biri de nüfus azlığı idi.
Ülke yıllarca süren bir savaş ortamından çıkmıştı. Bu dönemde asker ihtiyacını hep Anadolu insanı karşılamış ve doğal olarak nüfus azalmıştı. Dolayısı ile 1928'li yılların Cumhuriyet idaresinin önemle el attığı sorunlardan biri de bu oldu.
Nüfusun arttırılması için bir takım önlemler alındı. Bunun için nüfus artışı ile övünüldü. Nitekim onuncu yıl marşında dahi bu husus vurgulandı. "On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan" denildi. Cumhuriyetin ilk yıllarında, nüfus artışını teşvik etmek için yapılan uygulamalardan birisi de çok çocuklu ailelerin kamuoyuna tanıtılması şeklinde olmuştu. Bu konuya Cumhuriyet gazetesi öncülük etti. Gazete önce İtalya'dan örnek vererek insanları çok çocuklu olmaya özendirdi. 4 Şubat 1928 tarihli nüshada yer
alan bir haberde "10- 12 çocuklu ailelerin memleketi” başlığı altında kalabalık bir İtalyan ailesinin fotoğrafı yayınlanıp, İtalyanların nüfus artışı konusundaki hassasiyetlerine değiniliyordu. Ayrıca İtalya'dan yeni dönen Dr. Osman Şerafettin Bey'in gözlemlerine de yer veriyordu. Şerafettin Bey'in Italyan halkı ve çok çocuklulukları ile ilgili gözlemlerinde şunları anlatıyordu:
"Avrupa ülkeleri arasında nüfusu en hızla artan ülke İtayadır. Bundan 30 sene önce İtalya'nın nüfusu 26 milyon idi. Şimdi ise 44 milyondur."
Bu cümlelerin devamında İtalya'nın çocuk dolu sokaklarını anlattıktan sonra Dr. Osman Bey, cümlelerine şöyle devam ediyordu:
"İtalyan halkı aslında fazla gelişmemiş bir millettir. Hayatı olduğu gibi kabul eder. Burada tabii bir surette yaşayan, iklimin limanlığından, güneşin ışığından istifade eden ve hallerinden memnun olan bir millet vardır. Bu memlekette şarap da boldur. Köylünün bol bol vardır. Bütün gün çalışan insanlar, kendilerini eğlendirecek fazla bir şey olmadığından, erkenden yatarlar. Bunun tabii neticesi de nüfusun artmasıdır. İtalya'da, 'Biz fakir bir milletiz. Fakat bizim servetimiz çocuklarımızdır' sözü her zaman tekrar edilir."
Cumhuriyet Gazetesi, insanları çocuk yapmaya özendirici bu habere yer verdikten sonra, Türkiye'de de benzer bir sürecin oluşmasını sağlamaya yönelik bir kampanya başlattır.
Bu dönemde Türkiye'nin nüfusu 14 milyon idi.
11 Şubat 1928 tarihli gazete ile duyurulan kampanyaya göre, çok çocuklu aileleri tanıtmak amacıyla fotoğrafları gazetede yayınlanacaktı. Ancak bunun için belirli ölçüler getirildi.
Öncelikle "Çok çocuklu aile" olmak için en az atı çocuk sahibi olmak gerekiyordu. Aynı zamanda bunların hepsinin aynı anne babadan olmaları ve hayatta olmaları da şarttı. Kampanya Türk aileleri tarafından ilgiyle karşılandı. İlk başvuruyu 11 Subat tarihinde Şehzâdebaşı'nda Nezaket Apartmanı'nda ikamet eden saat tamircisi Faik Efendi yaptı ve ailesiyle çekilen fotoğrafı gazetede yayınlandı. Faik Efendi'nin İsmail Hasan, Hasan Razi, Ali Fuat, Hüseyin Naci, Salih Cemil, Saide Kadriye ve Bekir Sıtkı isimlerini taşıyan yedi çocuğu vardı. 11 Şubat 'tan sonraki günlerde bir çok aile başvurularda bulundu ve fotoğrafların yayınlanmasına da devam edildi.
Ancak çok çocuklu bu ailelerin ortak bir noktası vardı. Bu aileler geçim sıkıntısı çekiyor ve de çocuklarını okutma imkânından mahrum bulunuyorlardı. Cumhuriyet Gazetesi'nin bu kampanyası, bir yandan insanları çok çocuklu olmaya teşvik ederken, diğer yandan da bunların genellikle sefalet içindi bulundukları gerçeğini ortaya çıkarmıştı. Nitekim gazetenin başyazarı Yunus Nadi Bey 29 Şubat 1928 tarihli yazısında bu konuya değinme ihtiyacı hissetmişti. Başyazar konu ile ilgili olarak şunları yazmıştı:
"Çok çocuklu aileler cemiyetin en hayırlı bir zümresini teşkil eder. Bundan dolayı özel bir şefkat ve hürmetle davranılmayı hak etmişlerdir. Bu tür aileler bazı vergilerden muaf tutulabilecekleri gibi ayrıca kıymetli yardımlar almağa dahi hak kazanmış sayılabilirler. Çok çocuk sahibi olmak memleket için maddi ve manevi anlamda bir kazançtir. Bu mesele bilhassa aziz Türkiye'mizde toplumca en özen gösterilen konular arasına yükseltilirse asla lüzumsuz bir iş yapılmış olunmaz. Türk ailesi esasen üretkendir. Bu kabiliyet, Türk milletinin her zaman ve zeminde en büyük manevi kuvvetini teşkil eder. Bunca badireden sonra nüfusumuzun 14 milyonu bulmasının sebebi budur. Eğer bu hakikati bilir ve milletçe lazım gelen önemi verirsek geleceğimizi garanti altına almış oluruz. Gazetemizin açtığı kampanya ilerledikçe bu hayati konu üzerinde daha çok söz söyleyeceğiz. Bu bakımdan çok çocuklu aileler bahsine el birliği ile sahip çıkalım. Bu bir milli ihtiyacın açığa çıkarılması ve ifade edilmesidir. Şunu tekrar ifade edelim ki, çok çocuklu aileler milletin en hayırlı uzuvlarıdırlar ve bu sebeple en fazla hürmet edilmeye ve yardım görmeye layıktırlar". (Yunus Nadi, 29 Şubat 1928)
Cumhuriyet Gazetesi'nin bu kampanyası ve Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfus artışını teşvik edici politikalar uygulanması ile istenilen netice alındı. Nitekim 1927 yılında 13,6 milyon olan nü- fus 1940 yılında 17,8 milyona ulaşmıştı. Bu rakam içinde Hatay'ın Türkiye'ye katılmasıyla sağlanan yaklaşık 200 bin kişilik nüfus kazancı bulunmaktaysa da esas artış doğurganlıktan kaynaklanmıştı.
Derleyen: Sinan Acartürk
Kaynak: Vahdettin Engin "Cumhuriyet'in Aynası Osmanlı: Bir Zamanlar Çok Çocuklu Aileleri Teşvik Ederdik" Yeditepe Yayın Evi- 2010, sayfa 7-8-9-10-11-12
Görsel: "1928 tarihli çok çocuklu aile fotoğrafı"
(Kitantikcom koleksiyon ürünü)



