Ösen’den çarpıcı değerlendirme: “Hiperenflasyon bataklığına sürüklenmeden endişe duyuyoruz”
DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, İzmir basın temsilcileriyle bir araya geldi. Ekonomik duruma ilişkin değerlendirmede bulunan Ösen, kısırlaşmış çözümsüzlükleri kurtuluş reçetesi olarak sunduğunu söyleyerek “Tüm bunların bilinçlice yapıldığını biliyor, olumlu sonuçlar ortaya çıkarmayacağını görüyoruz. Rafa kaldırılmış ve kötü izler bırakmış köhne ekonomik modellerin, ülkemizi hiperenflasyon bataklığına sürüklemesinden endişe duyuyoruz” görüşünü aktardı.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, ekmek kuyruklarına muhtaç olmuş halktan, sosyal yardım bağımlısı kitlelerden vicdanı sızlamayanların, kısırlaşmış çözümsüzlükleri kurtuluş reçetesi olarak sunduğunu söyledi ve “Tüm bunların bilinçlice yapıldığını biliyor, olumlu sonuçlar ortaya çıkarmayacağını görüyoruz. Rafa kaldırılmış ve kötü izler bırakmış köhne ekonomik modellerin, ülkemizi hiperenflasyon bataklığına sürüklemesinden endişe duyuyoruz” dedi.
İzmir basın temsilcileriyle bir araya gelen Seda Kaya Ösen, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı ölüm yıl dönümünde rahmetle anarak, ülke adına canlarını veren evlatların cefakar annelerini selamlayarak konuşmasına başladı. Halkın haber alma hakkına ve gazeteciliğin önemine vurgu yapan Ösen, Türkiye’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 154. sırada olmasının, hak ve hürriyetlere karşı karnesini basın özgürlüğü sıralamasında da kendini gösterdiğini ifade etti.
Basın özgürlüğü ve medya üzerindeki baskının, bugün yaşanan ekonomik ve yönetimsel krizin temel nedenlerinden birini oluşturduğunu kaydeden Seda Kaya Ösen “Bugün bilginin süratle yayıldığı günümüzde, haberleri manipüle ederek, gerçekleri değiştirmeye çalışmanın bedelini 84 milyon olarak hep birlikte ödüyoruz. 'Ekonomik Rant Çeteleri'nin bir araya gelerek oluşturduğu medya kanalları aracılığıyla, ekonomik gerçekleri ört bas etmeye çalışanların beyhude çabaları, pazardaki, marketteki ve sokaktaki vatandaşın dikkatinden kaçmıyor. Her ne kadar rakamlar ve haberlerle oynanmaya çalışılsa da mazotun, elektriğin, ekmeğin ve bebek bezinin fiyatı, her birimizin yüzüne çok sert bir biçimde çarpıyor. Ekonomimiz bu haldeyken, artık çok ucuz hale gelmiş olan ‘hainlik ilan etme’ yarışı içerisinde, gündem suni konularla çarptırılıyor, zihinler bulandırılmaya çalışılıyor” dedi.
HİPERENFLASYON BATAKLIĞI
Belediyelerin kayyım sopası ile hizaya çekilmeye çalışıldığı, kur oyunlarıyla birilerinin zengin edildiğini, yastık altında üç beş lirası daha da değersizleşmesin gayretindeki vatandaşların üzerinden ekonomik operasyonlarla silindir gibi geçildiğini savunan Seda Kaya Ösen, şöyle devam etti:
“Halk ekmek kuyruklarına muhtaç olmuş, sosyal yardım bağımlısı kitleler oluşturulurken vicdanı sızlamayanlar, sorunları bitirmek yerine, eskimiş ve kullanışsız DÇM’lerle kısırlaşmış çözümsüzlükleri, bir kurtuluş reçetesi olarak halkımıza sunuyor. Tüm bunların bilinçlice yapıldığını biliyor, olumlu sonuçlar ortaya çıkarmayacağını görüyoruz. Rafa kaldırılmış ve kötü izler bırakmış köhne ekonomik modellerin, ülkemizi hiperenflasyon bataklığına sürüklemesinden endişe duyuyoruz.
Enflasyonun daha da yükseleceğini öngörüyoruz. Yılbaşında gelen zamlar, faizin azaltılması, bizi tekrar yüksek enflasyon devrine getiriyor. Bu noktada olmamızın asıl nedeni Türkiye’nin bağımsız ve liyakatli kadrolar tarafından yönetilmemesidir. Türkiye ekonomi olarak sadece kendi için değil kıta olarak bit tehdit oluşturuyor. Her alana gelen zamlarla birlikte asgari ücret erimeye başladı bile… Maliyetler artarken ciroların da artması gerekiyor ancak ciroların artmaması nedeniyle bunun işçi çıkarmaya, işsizliğin artışına dönüşeceğini öngörüyoruz.”
GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN KIYMETLİ
Siyasetin halkla omuz omuza yapılarak anlam bulacağını ifade eden Ösen, ekonomik ve sosyal sorunları yakından takip ettiklerini, çözüm önerilerini sokakta, pazarda, kahvehanede vatandaşlara anlattıklarını, herkesin sorunlarına ortak olmaya çalıştıklarını kaydetti.
DEVA Partisi İl Başkanı Ösen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülkemizi değiştirmek istediğimiz gibi siyasetin amaç ve yapılış biçimini de dönüştürmek istiyoruz, siyaseti çözüm üretemeyen, kısır döngülerin, rantın ve adam kayırmacılıkların içinden çekip çıkarıp, onu, asli vazifesi olan, insana hizmet için yeniden kurgulamak istiyoruz. Türkiye siyasi tarihinde belki de bir milat olacak 6 siyasi partinin mutabık olduğu “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerisinin ülke geleceği adına kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bu önerinin uzun yıllardır bir araya gelmeyen toplumun farklı kesimlerini kaynaştırmanın ve ülkemizde bulunan siyasi gerilim ikliminin dağılması adına önemli katkıları olacağını umuyorum. Ülkemizi karanlık ve umutsuz günlerden çıkarmanın yolunu ekonomik kalkınmada arıyoruz. Biliyoruz ki ekonomik gelişmenin olmadığı yerde yoksulluk, çaresizlik ve geri kalmışlık vardır. Bu yüzden ekonomi meselesi yalnızca mutfak üzerinden, giyim üzerinde, arabalar üzerinden değerlendirilmemelidir. Döviz kurlarının durmayan oynaklığı, aslında hayatlarımızdan çalınan eğitim, gelişmişlik ve huzurlu günler olarak düşünülmelidir. DEVA Partisi olarak bu sürecin ortaya çıkardığı tehlikeleri görüyor ve okuyoruz. Ortaya koyduğumuz eylem planları ile çiftçimize, esnafımıza, kadınlarımıza ve çocuklarımıza yarınların Türkiye’sinin hedeflerini koyuyoruz.”
İZMİR DEĞERLENDİRMESİ
Ösen, yöneltilen ‘vatandaşlardan merkezi iktidar ve yerel yönetimler konusunda en çok duyduğunu şikayet nedir?’ sorusuna, “Bizim yaptığımız bir ankete göre; yerel yönetimlerde en fazla ön plana çıkan kadrolaşma ve hantallık. Sahada hala bunları duyuyoruz. Halkın siyasetçilerle ilgili şöyle bir serzenişi var; ‘sadece seçim zamanı geliyorlar’ diyorlar. Siyaset kanadında İzmir halkını görmezden gelme gibi bir durumu var. İktidar kanadında 'bize zaten oy vermiyorlar' diyerek bir ‘cezalandırma’ politikası olduğunu görüyorum. Yerelde iktidar olan CHP’nin de ‘Ne yaparsak yapalım bize oy veriyorlar’ gibi bir rahatlıkta olduğunu görüyorum” yanıtını verdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili değerlendirmesini açıklayan Ösen, “Tunç Bey’in ilk söylediği ‘Akdeniz’ vizyonunun İzmir için doğru bir vizyon olduğunu düşünüyorum. İzmir’in batıya dönük, hak ettiği bir yer, bir çekim merkezi olması gerektiğini düşünüyorum. Ama bu hedefe giden çalışmalar gerekiyor. Şu an eksikler olduğunu, hedefe kitlenerek daha stratejik ve farklı çalışmalar yapılabileceğini düşünüyorum” diye konuştu.
Ösen, DEVA Partisi'nin İzmir yapılanması hakkında da bilgi veren, 24 ilçede tamamlanan teşkilatlanmayı yakın zamanda 27 ilçeye çıkaracakları bilgisini paylaştı.



