İzmirlilerin duyguları
Ahmet Piriştina Kent Arşivi Müzesi'nde yer alan Kasım 1938 tarihli Anadolu Gazetesi, Atatürk'ün ebediyete göçüşü ardından İzmir sokaklarındaki durumu ve Belediye meclisindeki konuşmaları şu satılarla aktarıyor:

İzmir ızdırap ve göz yaşı içinde
Onu yetiştiren millet ve onun kurtardığı vatan var olsun!
Atatürk'ün vefatı haberi, dün öğle üzeri Ankara radyosundan naklen şehirdeki hoparlörler tesisatiyle halka yayılınca, ortalık adeta bu akla sığmayan hadisenin ağırlığı ile şaşırmış kalmıştır.
Resmi binalardaki, vapurlardaki bayraklar derhal matem alameti olarak yarıya indirilmiş, derin bir teessür bütün şehri kaplamıştır.
Kendilerini tutamayanlar sokaklarda hışkırarak ağlamaya başlamışlardır. Kara haber mekteplerde duyulunca, kız ve erkek talebenin hıçkırık ve feryatları ayyuka çıkmış, vilayet makamından bütün mekteplere yayılan tebligatta Atatürk'ün ve fatlariyle gençliğe verdiği vazifenin daha itina ile ifası vücubunun derhal başladığı ve kendilerine tevdi edilen rejimin ve vatanın muhafazasına tamamiyle hazır olmak için derslerinde daha çok çalışmaları gerektiği bildiriliştir.
Bu tebligat üzerine mekteplerde Atatürk'ün hayatı ve muvaffakiyetleri ve onun bize bıraktığı rejimin korunması, vatanın muhafazası emrinde millete düşen vazifeler hakkında hitabetler yapılmıştır.
Teessür umumi olmakla beraber halk işine devam etmektedir. Yapılacak her türlü merasim için hükümet program neşredecektir. Halk bu programı beklemektedir.
Vali B. Fazlı Güleç, dün öğleden sonra ahizey ile şehrin her tarafındaki hoparlörlerle halka şu hitabede bulunmuştur:
"Sayın vatandaşlarım, büyük şefimiz Atatürk, bugün saat 9.05'te vefat emişlerdir. Onu yetiştiren millet ve onun kurduğu vatan var olsun!
Bu haber hepimizi elemlere, kederlere garketti. Hepiniz müteessirsiniz. Bu teessürde haklıyız. Fakat bağrımıza taş basarak tahammül göstermemiz ve işimize, gücümüze devam etmemiz icap ader. Yapılacak merasimleri biz programlayıp sizi haberdar edeceğiz. İşlerimizde yalnız kendimiz için değil, aynı zamanda vatan ce milletimiz için çalışmakta olduğumuzu düşünerek teessür sevkiyle işlerde gevşeklik göztermemek lazımgelir. Sizkeler hepinize ayrı ayrı yürekten taziyelerimi sunarım. Milletimize, vatanımıza ebediyer ve saadet dilerim"

İzmirlilerin derin hislerine tercüman oluyor
Dün gözyaşları vematem içinde bir celse akdedildi.
Şehrin meclisi dün mutad içtimaını büyük bir teessür ve matem içinde yaptı. Aziz kurtaıcı Atatürk'ün vefatı haberi dün öğle vakti şehre bir yıldırım gibi düşmüş, yayılmış ve bütün şehirlileri derin bir mateme gark etmişti. Sokaklarda herkes, bütün catandaşlar ağlıyordu.
Şehir meclisi içtimaında da reis ve hatipler söz söylerken ağladılar. Bütün şehir mümessilleri elemli göz yaşları döktüler.
Saat 16.30'da Dr. B. Behçet Uz, ekseriyetin mevcut olduğu ve büyük bir teessürle celseyi açtığını söyledi. Ve sözüne devamla;
"Bugün sabahtan beri İzmirde dolaşan ve hepimizi teessüre garkeden haberi biliyorsunuz. En büyüğümüz, aziz kurtarıcımız Atatürk ve yalnız bizim şefimiz değil, dünya nazarında da en büyük bir şahsiyet olarak sevile, sayılan dahi ve kıymetli Atamızı kaybettik. Atatürk bugün sabahtan itibaren çok sevdiği Türk milletinin başından ayrılmış bulunuyor. Fakat arkadaşlarım içimizi yakan, benliğimizi sarsan büyük acıya rağmen, onun Türk milletine telkin ettiği, yüksek kudret, birlik, Atatürk rejimlerine ve cumhuriyete ebedi bağlılık hisleriyle bu büyük elemli günde de hep beraber bağırıyoruz ki, Türk milletinin Atatürk'e oalan sevgisi ebedi olarak içimizde yaşayacak ve onun emanet ettiği rejim, inkılaplar cumhuriyer ve eserleri bizim tarafımızdan ve bizden sonra gelecek Türk nesilleri tarafından daima en büyük hassasiyetle muhafaza ce müdafaa edilecektir. Büyük Atamızın mukaddes rugunu taziz için beş dakika ayakta duralım."
Reisin bu sözünü müteakip bütün meclis azaları göz yaşları içinde ayağa kalkarak beş dakikalık bir sükut ve huşu devresi geçirdiler.



