Halk sağlığı uzmanı Prof.Dr. Günay’dan okullara yönelik önemli uyarılar: kronik hastalığı olan çocuklar için okula gitmek şu an riskli !
Dokuz Eylül Üniversitesi Toplum Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Türkan Günay, pandeminin hız kazandığı bu günlerde okullardaki sınıf mevcutlarının acilen 30’a indirilmesi, ders saatlerinin düşürülmesi gerektiğini aktararak kronik hastalığı olan çocukların okula gitmesinin riskli olacağını vurguladı.
Radyo İzmir’de Pınar Tosunoğlu’nun “Pınarhanelik sabahlar” programına konuk olan Prof. Dr. Türkan Günay, koronavirüs salgını nedeniyle toplumun zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Mevcut durumun kanıksandığını, maske, mesafe, hijyen kuralına eskisi kadar uyulmadığını gözlemlediklerini dile getiren Türkan Günay, vaka sayılarındaki artış ve yitirilen canların sadece rakamdan ibaret olmadığının altını çizdi. Havaların soğumasıyla kapalı ortamlarda daha fazla kalınacağını hatırlatan Günay, “Günlük yaşamda insanlara, sevdiklerimize karşı bir sorumluluğumuz var. Maske, mesafe, hijyen ve aşı. Aşı sayesinde kızamık, boğmaca, çocuk felci gibi hastalıkların önüne geçtik. Koronavirüsün henüz tedavisi yok ama korunma aşısı var. Aşı varsa hastalıkla mücadele çok daha kolay, aşı olmadan bu süreci yönetmemiz mümkün değil” dedi.
Sınıf mevcudu 30’un altına indirilmeli, ders süreleri kısaltılmalı
Çocukların gelişimleri ve gelecekleri için okulların açık olmasının önemine değinen Prof.Dr. Günay, Türk Tabipler Birliği Okul Sağlığı Birimi’nin okullarla ilgili alınacak önlemleri eğitim başlamadan önce paylaştığını hatırlattı.
Sınıf mevcutları 30’un altına indirilmesi gerektiğini söyleyen Günay şöyle konuştu:
“Aksi durumda çocuğu korumak mümkün değil. Pandemi olağan üstü bir durum ve bu durumlarda kamunun tüm kaynak kullanılır. Uygun şartlar oluşturulmalı. Yeni bina yapmak zaman alacaktır ama kamunun elinde birçok bina var ya da bina kiralanabilir. Toplumu koruyabilmek için aşı ne kadar önemliyse, devletin çocukların eğitimlerini sağlıklı ortamda sürdürebilecekleri şartları oluşturması o kadar önemli. Bilim, sınıf mevcutlarının 30’un altına indirmezseniz bulaşı artırırsınız diyor. Bu şartlar sağlanmalı. Ders süreleri de çok uzun. 20-30 dakikada bir kapalı ortamlarda pencere açılarak havalandırma yapılmalı. Kapalı ortamlarda maske şart.
Veliler, ateş, titreme, boğaz ağrısı, öksürük, tat ve koku kaybı olan çocuklarını okula göndermesin. Kronik hastalığı olan çocuklar için uzaktan eğitim alma imkanı bulunuyor. Bu çocuklar için okula gitmek şu an için riskli. Bu çocuklarımız okulları güvenilir hale getirdiğimizde tekrar yüz yüze eğitime dönebilir”
İlk ve orta okullarda pandemi kurallarına daha çok uyulduğunu aktaran Günay, daha az uyan liselerde de, kuralların nedeninin detaylı anlatılarak, bilgi yönünden daha güçlendirerek gençlerin mücadelenin içine çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Okul servislerinin de kapalı bir ortamının bulunduğunu denetlenmesi gerektiğini söyleyen Günay, okul kantin ve yemekhanelerine de değinerek “Kantin ve yemekhaneler maskeleri indirdiğimiz ve bulaşı artırdığımız yerler. Kantini açık havada değilse kapalı ortamdaysa buraları da kapatacaksınız. Sıraya grip kantinden almak yerine kumaya hazırlanabilir. Okul aile birlikleri bu konuda devreye girebilir” ifadesini kullandı.
Günay, velilerin akıllarına takılan soruların cevaplarını, sağlık çalışanlarından alması tavsiyesinde bulunarak sosyal medyada kaynağı belli olmayan duyurulara itibar edilmemesi gerektiğini de söyledi.
Prof.Dr. Türkan Günay'ın Pınarhanelik Sabahlar'daki açıklamalarını aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz:



