CHP’li Sarıbal: ‘Tarımı yeniden inşa edecek güce ve cesarete sahibiz’

CHP Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Ödemiş ziyaretinde; AKP’nin tarım politikalarını eleştirirken CHP iktidarında hayata geçirecekleri tarım politikaları da anlattı. Sarıbal, “Bu ülkenin tarımını yeniden inşa edecek cesarete ve güce sahibiz” dedi.

CHP’li Sarıbal: ‘Tarımı yeniden inşa edecek güce ve cesarete sahibiz’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Sizin indirdiğiniz faiz eğer toplum tarafından olumlu algılanmıyorsa, dövize talep hızlıca artıyorsa orada ciddi bir para politikası krizi vardır. Artık sizin sözünüze kimsenin güvenmediği anlamına gelir. Toplum artık iktidara güvenmiyor. Türkiye’nin çok acil bir erken seçime ihtiyacı var."

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Ödemiş İlçe Başkanlığı’nda, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İlçe başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri, Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş'le birlikte basın toplantısı düzenledi.

Sarıbal, AKP hükümetinin tarım politikalarının eleştirirken CHP iktidarında hayata geçirecekleri tarım politikalarını da anlattı. Açıklamanın ardından CHP Heyetinin Sarıbal’ın başkanlığında, bölgedeki çiftçi ve üreticileri ziyaret edeceği, kooperatiflerle bir araya geleceği belirtildi. Cumhuriyet döneminde tarımda devrim yapan Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra İzmir’de Aziz Kocaoğlu ile başlayan Tunç Soyer ile devam eden tarıma ve çiftçiye desteğin, bütün ilçelerde büyük bir emekle sürdürüdüğünü ifade etti.

İktidarın politikaları eleştiren ve her gün 1 milyon insan yatağa aç girdiğini, toplumun büyük bölümünün yeterli beslenemediğini dile getiren Sarıbal, şöyle devam etti:

"Kendi topraklarımızda üretmeyip ithalata dayandığımız için büyük kriz içerisindeyiz. Toplumun yüzde 60’ı ne yazık ki yeterli geliri elde edemediği için gıda krizi yaşıyor. Çiftçi zarar ediyor. Köylü kırı terk ediyorsa, tüketici akşam saatlerinde pazara gidip fiyatların düşmesini bekliyorsa ya da pazar bittikten sonra arta kalan ürünlerini çocuğuna götürme durumundaysa orada kriz vardır. Kriz daha da derinleşiyor. Hükümet yetkilileri faiz açıkladılar. Faizde düşüş oldu, dolar tavan yaptı. Bu şudur; bir ülkede iktidar artık hiçbir şeyi kontrol edemez noktaya gelmiştir. Sizin indirdiğiniz faiz eğer toplum tarafından olumlu algılanmıyorsa, dövize talep hızlıca artıyorsa orada ciddi bir para politikası krizi vardır. Artık sizin sözünüze kimsenin güvenmediği anlamına gelir. Toplum artık iktidara güvenmiyor. Türkiye’nin çok acil bir erken seçime ihtiyacı var."

Çiftçinin durumunu içler acısı olduğunu dile getiren Sarıbal, Ödemiş ve civarının süt sanayisinin en önemli bölgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Bir litre süt ile 1 buçuk kilogram yem alamıyorsanız hayvancılığı sürdüremezsiniz. Şu an 1 litre sütle 1 kilo yem bile alamıyorsunuz. Yani süt üreticisi açık bir şekilde zarar ediyor. EBir kilo kırmızı etle en az 26 kilo yem almalısınız, ama 15 kilo yem alabiliyorsunuz. Kırmızı et üreticisi de ciddi zarar ediyor. Çiftçinin elinden buğday gitti. Gübre fabrikalarını özelleştirdiler. Bugün ne yazık ki çiftçi buğday ekmiyor ekse de gübre atmıyor. Şeker pancarına ekim kotası getirdiler. Onun yerine bizi mısır şurubuna yönlendirdiler." dedi.

‘İKTİDARIMIZDA ÇİFTÇİMİZ KAZANACAK’

Sarıbal şunları söyledi: "Anayasa çok açık; ‘bir devlet, toplumun yeterli düzeyde beslenmesi, yeterli gıdaya ulaşması için her türlü tedbiri almak zorundadır’ diyor. Gitmediğimiz havaalanı, geçmediğimiz yol-köprüye değil çiftçinin ürettiği ürüne garanti vermelisiniz. Çiftçisi mutlu olmayan, kalkınmayan bir toplumun tarımda ilerlemesi, gıda sorununu, tarımda üretim sorunun çözmesi imkansızdır.  CHP’nin tarım politikaları çok açık; Tarım topraklarımızı koruyacağız. Planlamamızı yapacağız, hangi ürünü nerede ne kadar üreteceğimize karar vereceğiz. Çiftçinin birikmiş, sadece bankalara 152 milyar, Tarım Kredi Kooperatifine 10 milyar civarında borcu var. Mazot-İlaç-Gübre Bayii’ne borçları var. 2002 yılında çiftçi sayısının en yüksek olduğu tarihte 2 milyon 780 bin çiftçimiz vardı, bugün kayıtlı çiftçi 2 milyon civarında. O gün 2.4 milyar olan borç, bugün toplamda 162 milyar TL. Çiftçinin borcu 90 kat arttı. Borçları yapılandıracağız, faizleri sileceğiz, kalan borçları da çiftçinin üretim modeline göre ödeyebileceği şekilde yapılandıracağız. Yeni bir sigorta sistemini hayata geçireceğiz. Şu anki sigorta sistemi ekili arazinin yüzde 26’sını karşılamaktadır. Yeni sigorta sistemi yapacağız, çiftçinin tarlasındaki ürünü sigortalayacağız. Alım garantisi ve taban fiyatı… Mazot fiyatları her gün değişiyor, gübre fiyatı belli, çiftçinin emeği belli, tohum fiyatı belli. Bütün bunları değerlendirip bir taban fiyatı oluşturacağız. Makul bir kar da koyacağız. Bu fiyatın altında indiğinde zarar etmeyeceğinin garantisini vereceğiz.  Çiftçinin en büyük girdileri; yem, gübre, mazot, tohum ve elektrik-su paraları… Bu girdileri mutlaka planlamalıyız. Girdileri kontrol altına alacağız. Çiftçinin tarımsal üretim araçlarına haciz gelmeyecek. Burada hukuki düzenleme mutlaka yapılacak.  Tüm kamu kurumlarını yeniden aktif hale getireceğiz, çiftçinin kara gün dostu olacak. Çiftçinin örgütlenmesine destek olacağız. Peki parayı nereden alacağız? Para vardı ama iktidar parayı ithalat için kullandı. İthalatı minimuma çekeceğiz ve planlamayı hayata geçireceğiz.

Tarımın sorunu ekonomik değil. Müteahhide, yabancı şirketlere, 5’li çeteye para var o zaman para var demektir. Teknoloji sorunumuz yok. Bilim insanlarımız var. Sorun politik. İktidar, bir tercih yaptı böyle bir modelle çıktı, bugünleri öngöremedi, her şey istedikleri gibi gidecek sandı. CHP iktidarında tüm sorunları çözebiliriz. Akılla, dayanışmayla, hep birlikte düşünmeyle, sektörün içindeki paydaşları bir araya getirerek onların da fikirlerini alarak bu ülkenin tarımını yeniden inşa edecek cesarete ve güce sahibiz. Biz, demokrasiden, özgürlüklerden, insan haklarından yana, çocuklarımızın insanca yaşayacağı, çiftçimizin onurlu bir iş ve gelirle taçlandırılacağı bir gelecekten bahsediyoruz. Bunu hep birlikte başaracağız."

‘KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ise, Ödemiş'i tarımın başkenti olarak tanımlayarak "Ülkenin durumu malum, dolar-euro artışı çiftçinin üreticinin tarım ve hayvancılıkla uğraşanların sırtındaki yükü her geçen gün daha da artırıyor. Tarımda üreticiyi koruyan politikalar yok, yem gübre fiyatlarında yaşanan artışlar tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşları can çekişme noktasına getirdi. Mazot maliyeti ve girdi maliyetlerine baktığımızda batma noktasına gelen tek çiftçi Türk çiftçisi. Tüm bunlara rağmen ‘her şeyin en iyisini ben bilirim’ anlayışıyla ülkeyi yöneten şahsım hükümetinin tarım ve hayvancılıktaki yansıması Tarım Bakanı ‘zarar eden çiftçimiz yok’ diyebilecek kadar olaylara Fransız. Bu sorunları CHP iktidarında çözebilecek güçteyiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi köylü milletin efendisidir. Biz bunu gerçek anlamda hayata geçireceğiz" diye konuştu.

‘SEÇİM ARİFESİNDEYİZ’

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş de, “Seçimin arifesindeyiz, lami cimi yok. Bu hafta, bunu daha da netleştirdi. Tarımın kenti olmanın hem güzelliğini hem zorluklarını yaşıyoruz.  Biz de yerel yöneticiler olarak üretimin olduğu yerde üreticinin hayatını kolaylaştırma sevdasındayız. Bölgemiz, kooperatif adına örnek bir bölge.  Çekim noktası olmayı becerebilmeliyiz. Yolumuz açık olsun” ifadelerini kullanırken CHP Ödemiş İlçe Başkanı Hamdi Halis de “Partimizin bugünkü buluşması çaresiz üreticilerimize umut olacaktır." görüşünü aktardı.