CHP'li Bakan: Öğrencilere, ailelerinin verdiği vergiden sağlanan kaynaklarla, özgürce bilim yapabileceği ve barınabileceği fırsat eşitliğinin sağlanması gerekiyor
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, öğrencilere, ailelerinin ödediği vergiden gelen kaynaklarla, özgürce bilim yapabilecekleri ve barınabilecekleri imkanların sağlanması gerektiğini belirtti.
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, öğrencilere, ailelerinin ödediği vergiden gelen kaynaklarla, özgürce bilim yapabilecekleri ve barınabilecekleri imkanların sağlanması gerektiğini belirterek, "Devlet yapamıyor değil önceliği eğitim değil" görüşünü aktardı.
Murat Bakan, Radyo İzmir'de Pınar Tosunoğlu'nun sunduğu Pınarhanelik Sabahlar programının konuğu olarak ,devlet bütçesinden Marif Vakfı'na aktarılan kaynakların kullanımına ilişkin TBMM'ye sundukları soru önergesi ve gelen yanıtla ilgili bilgi verdi. Marif Vakfı'nın 2016 yılında kurulduğu ve FETÖ’nün yurt dışındaki okullarını devralarak işlettiği bilgisini paylaşan Murat Bakan, eğitim sisteminin iflas ettiğine dair bir örnek olarak gösterdi ve "Üniversite öğrencileri barınacak yurt bulamaz parkta yatarken, ilköğretim öğrencileri tablet, bilgisayar, internett olmadığından EBAY’a ulaşamaz eğitim hakkından mahrum kalırken, okul müdürleri okul boyatmak için para bulamaz velilerden toplarken, öğrencilerin anne babalarının verdiği vergiler yurt dışındaki okullara aktarılıyor" dedi.
Vakfa bütçeden 3 milyar lira aktarıldığı ifadesini kullanan Bakan "Asgari ücret 2 bin 800 lira iken oradaki görevliler 60 bin liraya varan maaş alıyor. Buna ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'na soru önergesi verdik ama cevap Bakanlık'tan değil Marif Vakfı Başkanı'ndan geldi. Tüm sorularımızı da yanıtlamadılar. Birçok protokol yapmışlar bazı kurum ve kurulaşlarla, bunlar kim diye sorduk. Cemaatler, vakıflar dernekleri var mı diye sorduk, cevap verilmedi" diye konuştu.
Murat Bakan, Buca'da yurt sorunu nedeniyle parkta kalan öğrencilerin gözaltına alınmasına ilişkin de "Cumhurbaşnaı açıklamalarıyla konuyu terörize etti. Öğrencilerin gözaltına alınmasının nedeni Cumhurbaşkanı'nın açıklamasıdır. Çocuklar eylem yapmaya değil barınnacak yurtları olmadığından gittiler parka. Bana onlarca öğrenci ulaştı yurt bulamadığını söyledi." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan şunları söyledi:
"Biz bu çocukların hiç birini dışarıda bırakmayız. Merkezi hükümetin yapamadığını bizim yerel yönetimler yapıyor. Büyükşehir belediyelerimiz İzmr'de, Ankara'da, İstanbul'da çalışıyor. Çocuklarımızın barınma sorununu biz çözeriz yeter ki onlar okusunlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin imkanları, parası var. Ama bu parayı kullandığı yerdeki önceliği farklı. Tüm öğrencilerin yurt sorunun çözecek parayı, çalışanları ayda 60 bin lira maaş alan vakfa aktarıyorsanız, buradaki çocuklar yatacak yer bulamıyorsa sorumlusu devleti yöneten anlayıştır. Biz kendi kurumsal kapasitemizle bu sorunu çözmeye çalışacağız."
-Geçiş garantili otoyollara bütçe var, eğitime yok
Üniversite öğrencilerinin yaşadıkları yurt sorunu ve yüksek ev kiraları nedeniyle özel yurtlara yönlendirilmeleri konusunda da konuşan Bakan, şu görüşleri aktardı:
"Cemaatlere, tarikatlere ait yurtlar çocuklara barınma konusunda bazı koşullar getiriyor. Bir de devlet edliyle desteklenen TÜGVA gibi dinci vakıflar var. TÜGVA Cumhurbaşkanı'nı oğlu Bilal Erdoğanın başında olduğu, hamilik yaptığı bir vakıf. Devlet kendi yapacağına, TÜGVA gibi vakıflara kamu kaynaklarıyla yurt yaptırıyor. Ve buralarda çocuklar politize edilmeye çalışılıyor. Bunu başarıyor mu? Başaramıyor, yeni kuşak gençlerin çoğu iktidara oy vermiyor. Çocukları politik olarak yönlendirmeye çalışıyor. Eğitim hakkı anayasal bir hak. Çocuklar cemaatin, tarikatın yurduna gitmek zorunda değil. Ailesinin verdiği vergiden sağlanan kaynaklarla, özgürce bilim yapabileceği ve barınabileceği fırsat eşitliğini sağlaması gerekir. Çocukları cemaat tarikat yurtlarına muhtaç bırakmayız. Ülkeyi yönetenlerin önceliği farklı. Türkiye zor koşullardan geçti, Hatay'da, Samsun'da, İzmir'de canına kıyanlar oldu. Cumhuriyet tarihinde görmediğimiz şeyler bunlar. Ülkede yokluk, savaş ve soğuk savaş dönemlerinde yoksulluk olmuştur, ama kimsenin açlıktan intihar ettiğini görmedik. Şehir hastanelerinin, geçiş garantili otoyolların paraları hiç aksatılmadı dolar üzerinden ödendi. Bu ülkede her türlü sıkıntı olmasına rağmen birilerinin paraları ödenmeye devam ediyor. Devlet mücbir sebep var, senin paranı erteliyorum, öncelik benim yoksul vatandaşımın, öğrencimin bekleyin diyemedi. Çünkü öncelikleri bu değil. Türkiye yönetilemiyor, eğitim politikası ortada derslik, öğretmen sayısı az. Atanamayan öğretmenler var. Öğrenciler, dar gelirli vatandaşların çocuklar eğitim olanağına eşit şekilde ulaşamıyor. Okullarda pandemi koşullarına uygun şartlar imkanlar yok.Millet ittifakı olarak ülkenin güncel sorunarına elimizdeki olanaklara çözüm üretmek zorundayız, iktidara gelince yapacağız demek yetmiyor. En azından elimizde yerel yönetimler var ,yerel yönetim eliyle yapabileceğimiz yapmaya çalışıyoruz. Devlet yapamıyor değil önceliği eğitim değil. ABD ziyaretine tüm koruma arabalarını götürmeyi başarıyor, bütçe buluyor. Saray yapmaya da bütçe var. Ama eğitime yok."



