Güle güle İzmir Baba; Bir ömrü bu kente verdi. Kent onu çok sevdi. İsmini ona verdi
İzmir'in sevilen siması, kentin hafızası Sancar Maruflu ebediyete uğurlandı.
İzmir'imizin hafızası, İzmir sevdalısı. Herkesin gönül dostu, İzmir'in babası sevgili Sancar Maruflu'yu kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. O daima mazlumun ve haklının yanında saf tutan sarsılmaz iradesiyle ilkeli bir dava insanı olarak İzmirlilerin kalbine taht kurdu.
Ünlü iş insanı rahmetli Sakıp Sabancı: "Onu İzmir'in kedileri bile tanır, İzmir'de hangi taşı kaldırsanız onunla karşılaşırsınız" demişti. Kediler bile tanırdı onu. Bu şehirde denizi tanırdı onu, gökyüzü tanırdı, martıları, feribotları, taşı, toprağı tanırdı…
O aynı zamanda İzmir'in ayaklı kütüphanesiydi. Birçok köyde kasabada kitaplık kurulması için çabalayan da oydu. Behçet Uz'u, Osman Kibar'ı, İhsan Alyanak'ı Burhan Özfatura’yı sorun, o tarih tarih anlatırdı. Sancar Maruflu İzmir'in başkanları arasında hiç ayrım yapmadı. Hepsinin ayrı ayrı görevleri olduğunu savundu, "Asıl İzmir'in babaları onlardır" dedi.
Behçet Uz ile Atatürk Ormanı'nı kurdu. İzmir Fakirlere Yardım Derneği faaliyetlerine o tarihlerde onunla birlikte başladı. Dara düşenin, zorda olanın, hasta olanın, yasta olanın, mutluluklarında, heyecanlarında, kötü günlerinde hep yanlarında olmuştur.
Ah Sancar abi sen herkesin babasıydın. İzmir Fuarı'nda dikili her ağacın hikayesini bilmekle kalmaz, o ağaçlara su veren her eli tanırdın.

Bilinmeyen yönleriyle Sancar Maruflu
Sancar Maruflu eski bir belediyecidir. Belediyede protokol, halkla ilişkiler ve basın departmanlarını kuran kişidir. Sayısız fuarlar düzenlemiş, ulusal ve uluslararası başarılara sahip isimlerin İzmir'de ağırlanmasını sağlamıştır. İzmir'in dünyaya tanıtılmasında öncülük etmiş sembol bir isimdir.
Burhan Özfatura ve Cahit Günay ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sıkça bahsedilir. Elbette Ahmet Piriştina en yakın arkadaşıydı. Her yıl Ahmet Piriştina anmasında mezarı başında olurdu. Herhalde İzmir'de şimdiye kadar binlerce tv radyo programına konuk olmuş, bazılarını da bizzat kendi sunmuştur. En önemlisi tüm bu yaşadıklarını büyük bir titizlikle saklamıştır. Fotoğraf ve belge arşivi İzmir’de tektir.
“Esenlikler dilerim, güzel günler sizlerle olsun evladım” diyerek uğurlardın arayanı, soranı. İzmir’in tarihi de senden sorulurdu, bugünü de. İzmir’in şaşmaz belleğiydin. “Koca şehri isim isim tanırım” desen şaşırmazdık, çünkü isim isim bildiğin sokaklarında, mezarlıklarında geçti ömrün… İzmir’in vefa şampiyonu, vefa abidesiydin.
Bir sohbetinde de İzmir'i ve İzmirlileşmeyi oldukça ilginç bir şekilde yorumlamıştın: "İzmir kolay yaratılan bir kent değil, İzmir yeniden yaratılmış bir kent. Milli mücadele yıllarından biliyoruz, İzmir'de büyük bir yangın çıktı. İzmir'in çok önemli bir bölümü yandı. Sonra küllerinden yeniden doğdu. Nasıl mı bu yanan enkazın üzerine yeniden bir İzmir yaratıldı. Doktor Behçet Uz önderliğinde bugün Kültürpark dediğimiz Fuar alanı oluşturuldu. O vizyonla bugün şehrin akciğeri konumunda İzmir en özel simgesi. İzmirlilik öncelilikle İzmir’i tanımakla başlar. İnsanlar tanıdığı şehri en güzel şekilde tanıtırlar. Eğer tanımazlarsa tanıtamazlar. Kenti yaşamaları lazım. Mesela bir Kemeraltı’na girmeleri gezmeleri, lezzetlerini tatmaları lazım. Şambali, söğüş, mideye, kumru, boyoz, taze sıkılmış meyvelerden yapılan buz gibi şerbeti hissetmeleri lazım.”
Yol gösteren, çözüm üreten, insan ilişkilerinde hep güler yüzlü, sevgi dolu, güzel niyetler taşıdın. Halkla ilişkileri duayeni olarak kente pek çok Halkla İlişkilerci yetiştirdin. Seni üzenleri bağışlayıcılığınla utandırırdın, yüce gönüllüydün.
Adeta tek kişilik bir ordu gibi canlıların yaşam haklarının savunuculuğunda ön saflarda yer alırdın. İzmir’de hep en önde hep her yerdeydin. Bu kentte, bu hayatta tüm koltuklar gelip geçiyor ama Sancar Maruflu gibi vefa insanları gönüllere kurduğu tahtla ölümsüzleşiyor.
Her insan ölür ama her insan yaşamış sayılmaz. Bazı insanlar vardır ki ölümsüzlük şerbeti içmişlerdir. Sancar Maruflu onlarca sendika dernek ve vakfın kurucu başkanı onur başkanı, genel başkanı olmuştur. Hatta bu kent için duymadığımız çok sayıda görev ve sorumlulukları olmuştur. O görevleri üstlenmiş, başarıyla tamamlamış asla böbürlenmemiştir.
Cenaze töreninde can dostu Okan Yüksel bilinmeyen Sancar şöyle dile getirmiştir: "O bir gerçek 68’lidir. Hiç bir kimse onun 'Ben Selimiye kışlalarında yattım’ dediğini duymamıştır. Hiç kimseye 15 -16 Haziran eyleminde yer aldığını anlatmamıştır. Ve hiçbir zaman 1 Mayıs’lardan kaçmamıştır. Şuan da sahil kenarında bile Atilla İlhan'ı anıyorsak, Sancar Maruflu sayesindedir. Eğer biz 20 senedir Nazım Hikmet'i anıyorsak Sancar Maruflu sayesindedir. Eğer biz Deniz Gezmiş'leri, 3 fidanları anıyorsak Sancar Maruflu sayesindedir. O sadece İzmir'e Karşıyaka'ya değil tüm Türkiye'ye hayat armağan ilan etmiştir. Bugün İzmir'in yıllar önce sonsuzluğa uğurladığı değerleri hala yaşıyorsak onun vefalı kalbinin ölümsüz çabaları sonucudur. Tek tesellimiz, rahatsızlığı nedeniyle sevenlerine belli etmediği acılarının artık sona ermesi ve geçen yıl kaybettiği, üzüntüsünü içine attığı, kıymetli eşi Ayla hanıma kavuşmuş olması. Yıldızlar yoldaşı olsun"
O gün çok sevdiği can yoldaşlarıyla onu sonsuz yolculuğuna ebedi istirahata hep birlikte uğurladık. İzmirlinin ona layık gördüğü lakabıyla İzmir Baba örnek olduğu kişiliğiyle yüreğimizin en müstesna yerinde var olmaya devam edecektir. Huzur içinde uyu Sancar baba. Uzattığın her dost eli için sana müteşekkiriz.
Gül güle İzmir Baba…



